Değil olumsuzluk eki midir ?

Simge

New member
“Değil” Olumsuzluk Eki midir? Türkçede Çok Karıştırılan Bir Konuyu Birlikte Açalım

“Değil” kelimesini hepimiz günlük konuşmada o kadar sık kullanıyoruz ki, dil bilgisi açısından ne yaptığını çoğu zaman düşünmüyoruz. “Bu doğru değil.”, “Ben öğretmen değilim.”, “Hava güzel değil.” dediğimizde ortada açıkça bir olumsuzluk var. Peki buradan hareketle “değil” olumsuzluk eki midir?

Kısa cevap: Hayır, “değil” olumsuzluk eki değildir. Türkçedeki temel olumsuzluk eki -ma/-me biçimindedir ve özellikle fiillerin olumsuz yapılmasında kullanılır. “Değil” ise yazım bakımından ayrı duran bir sözcüktür ve özellikle isim, sıfat ve isim soylu unsurlarla kurulan cümlelerin olumsuzlanmasında görev yapar.

Fakat konu, “-ma/-me ekidir, değil kelimedir” deyip geçilecek kadar basit değil. Çünkü “değil”in cümledeki işlevi, ek fiil, yüklem, zaman ve anlam ilişkileriyle birlikte değerlendirildiğinde Türkçenin nasıl çalıştığını çok güzel gösteriyor.

Önce En Temel Ayrımı Yapalım: Ek Başka, Sözcük Başka

Türkçede ekler kelimeye bitişir. Örneğin:

gel + me + di → gelmedi

yaz + ma + dı → yazmadı

oku + ma + yacak → okumayacak

çalış + ma + lı → çalışmalı

Buradaki -ma/-me, fiilin gerçekleşmediğini veya gerçekleşmeyeceğini bildirir. Türk Dil Kurumu da “-mA” unsurunu doğrudan “olumsuzluk eki” olarak ele alıyor. Ancak TDK'nin özellikle önemli bir uyarısı var: Bu ekin yapım eki mi, çekim eki mi olduğu konusunda dil bilgisi araştırmacıları arasında farklı görüşler bulunuyor. Yani “-ma/-me”nin sınıflandırılması tartışmalı olabilir; fakat bunun Türkçede fiillerde olumsuzluk işlevi gördüğü konusunda temel mesele farklıdır.

“Değil”de ise durum farklıdır:

Bu yemek güzel. → Bu yemek güzel değil.

Ali öğrenci. → Ali öğrenci değil.

Bu kitap benim. → Bu kitap benim değil.

“Değil” kendisinden önceki unsura bitişmez. “Güzeldeğil”, “öğrencideğil”, “benimdeğil” gibi yazımlar yanlıştır.

Bu ayrıntı aslında sorunun cevabını tek başına güçlü biçimde ortaya koyuyor: “Değil”, biçim olarak bir ek değildir.

Peki Türkçedeki Asıl Olumsuzluk Eki Hangisi?

En temel örnek fiiller üzerinden görülebilir.

“Gelmek” fiilini düşünelim:

geliyor → olumlu

gelmiyor → olumsuz

“Gitmek”:

gidiyor → olumlu

gitmiyor → olumsuz

“Çalışmak”:

çalışıyor → olumlu

çalışmıyor → olumsuz

Burada olumsuzluk, fiile gelen -ma/-me ile sağlanıyor.

Aynı durum farklı zamanlarda da görülüyor:

geldi → gelmedi

gelecek → gelmeyecek

gelir → gelmez

gelmeli → gelmemeli

gelmiş → gelmemiş

geliyordu → gelmiyordu

TDK'nin yayımladığı dil bilgisi çalışmalarında da -mA- biçimi Türkçedeki olumsuzluk yapıları arasında açık biçimde ele alınıyor. Bir TDK bildirisinde bu unsurun “kılmama, olmama, gerçekleşmeme” anlamlarını oluşturduğu ve kalıcı kavram işareti meydana getirmediği için çekim işleviyle değerlendirilebileceği belirtiliyor.

Burada öğrencilerin sık yaptığı hata şudur: “Olumsuzluk varsa kesinlikle -ma/-me vardır.”

Hayır. Türkçede olumsuzluk yalnızca bu ekle kurulmaz.

İsim cümlelerine geldiğimizde karşımıza değil çıkar.

“Değil” Neden Özellikle İsim ve Sıfat Cümlelerinde Karşımıza Çıkıyor?

Şu iki cümleyi karşılaştıralım:

Ali çalışıyor.

Ali çalışmıyor.

Burada yüklem bir fiildir. Dolayısıyla fiilin olumsuzu -ma/-me ile yapılır.

Şimdi:

Ali çalışkan.

Bunun olumsuzu:

Ali çalışkan değil.

Burada “çalışkan” bir sıfattır ve cümlenin yüklemi görevindedir. Olumsuzluk “çalışmakan” gibi bir eklemeyle oluşturulmaz. “Değil” devreye girer.

Benzer şekilde:

Hava güzel. → Hava güzel değil.

Bu araba hızlı. → Bu araba hızlı değil.

O doktor. → O doktor değil.

Bu kitap pahalı. → Bu kitap pahalı değil.

Bu çanta benim. → Bu çanta benim değil.

Türk Dil Kurumunun “değil” üzerine yayımladığı çalışmada da kelimenin yüklemin olumsuz çekimini sağlayan bir unsur olarak kullanıldığı ve özellikle isim yüklemlerinde ek fiille isim unsuru arasına girerek cümleyi olumsuz yaptığı açıklanıyor.

Dolayısıyla “değil”in yaptığı iş kesinlikle olumsuzluk yaratmak olabilir; fakat bundan onun olumsuzluk eki olduğu sonucu çıkmaz.

Bu, dil bilgisinde önemli bir ayrımdır: Bir unsurun olumsuzluk görevi yapması ile olumsuzluk eki olması aynı şey değildir.

En Çok Karıştırılan Nokta: “Değildir”, “Değildi”, “Değilmiş”

İşin biraz daha ilginç tarafı burada başlıyor.

“Değil” kelimesi farklı eklerle birlikte kullanılabilir:

değildir

değildi

değilmiş

değilse

değilim

değilsin

değildiniz

Örneğin:

Bu doğru değildir.

Burada “değil” ayrı bir kelime olarak bulunurken “-dir” ayrıca görev yapar.

Bu doğru değildi.

Buradaki yapı tarihsel ve dil bilgisel açıdan ek fiille ilişkilidir.

Bu doğru değilmiş.

Burada da “değil” ile “-miş” arasında bir ilişki görülür.

Bu doğru değilse...

Burada “-se” şart anlamıyla ilişkilidir.

Ek fiilin isim ve isim soylu unsurlarla kurulan cümlelerde önemli bir rolü vardır. Türkçe dil bilgisi kaynaklarında ek fiilin olumsuzunun “değil” sözcüğüyle yapıldığı belirtilmektedir.

Bu nedenle “değil”i yalnızca “hayır anlamı veren kelime” gibi düşünmek de eksik kalır. Cümlenin yapısında belirli bir gramer işlevi üstlenir.

Gerçek Hayattan Bakarsak: “Değil” Nerelerde Karşımıza Çıkıyor?

Günlük hayat, bu ayrımı görmek için aslında mükemmel bir laboratuvar.

Bir müşteri restoranda:

“Bu yemek acı mı?”

diye sorabilir.

Garson:

“Hayır, acı değil.”

der.

Burada “acı” bir sıfattır ve “değil” bu niteliğin geçerli olmadığını belirtir.

Bir iş görüşmesinde:

“Bu pozisyon uzaktan çalışmaya uygun mu?”

“Hayır, tamamen uzaktan değil.”

Bir okulda:

“Bu cevap doğru mu?”

“Değil.”

Bir arkadaş sohbetinde:

“Sen kızgın mısın?”

“Hayır, kızgın değilim.”

Bunların hiçbirinde “değil” fiilin köküne eklenerek yeni bir biçim oluşturmuyor.

Buna karşılık:

“Bugün çalışmıyorum.”

dediğimizde olumsuzluk doğrudan fiilin üzerinde görülüyor.

Bu ayrım, günlük konuşmada fark edilmese bile yazılı anlatımda ve sınav sorularında çok önemlidir.

“Değil” Olumsuzluk Anlamı Veriyorsa Neden Ek Sayılmıyor?

Burada dilbilimin temel prensiplerinden biri devreye giriyor: Bir dil bilgisel işlev ile o işlevi gerçekleştiren biçim aynı şey değildir.

İngilizcede “not” nasıl olumsuzluk oluşturuyorsa, Türkçede “değil” de belirli cümle yapılarında olumsuzluk oluşturur. Fakat “not” nasıl İngilizcede bir ek değilse, Türkçede “değil” de ek değildir.

Türkçe eklemeli bir dil olduğu için bu ayrım özellikle önemlidir. Türkçede çok sayıda gramer anlamı doğrudan kelimenin sonuna eklenen biçimlerle ifade edilir:

ev + ler

ev + de

ev + im

gel + di

gel + ecek

gel + me + di

Fakat Türkçenin bütün gramer ilişkileri eklerle kurulmaz.

“Değil” bunun güzel örneklerinden biridir.

Bu yüzden “Türkçede olumsuzluk eki -ma/-me'dir” şeklindeki okul düzeyindeki kural genel olarak işlevsel olsa da, “Türkçede olumsuzluk sadece ekle yapılır” demek doğru olmaz.

Bir Başka Tuzak: “Değil” Bazen Olumsuzluğu Daha Karmaşık Hale Getiriyor

“Değil”in ilginç taraflarından biri de olumsuzlukla birlikte kullanıldığında anlamın yeniden olumluya yaklaşabilmesidir.

Örneğin:

“Bunu bilmiyor değilim.”

Bu cümleyi ilk kez duyan biri “Bilmiyor” kelimesini görüp kişinin bilmediğini düşünebilir. Oysa “bilmiyor değilim” yapısı genellikle “Biliyorum, en azından bundan haberim var” anlamına gelir.

Benzer şekilde:

“Başarısız değil.”

ile

“Başarılı.”

tam olarak aynı anlamı vermeyebilir.

“Başarısız değil” yalnızca başarısızlık niteliğini reddeder. “Başarılı” ise doğrudan olumlu bir nitelik yükler.

Bu ayrım mantık açısından da önemlidir. “P değil” ifadesi, doğrudan “P'nin olumlu karşılığı” anlamına gelmek zorunda değildir.

Örneğin:

“Bu film kötü değil.”

dediğimizde filmin mutlaka “çok iyi” olduğunu söylemiş olmayız. “Orta karar ama kötü değil” anlamı da mümkündür.

İşte burada dil bilgisi ile mantık, pragmatik ve günlük iletişim birbirine bağlanıyor.

Erkekler Pratik, Kadınlar Duygusal mı? Dil Konusunda Bu Ayrımı Nasıl Yapmalıyız?

Bu konu tartışılırken cinsiyet üzerinden genelleme yapmak çok kolay. “Erkekler doğrudan konuşur, kadınlar duygusal konuşur” gibi ifadeler günlük hayatta sık duyuluyor. Ancak bilimsel veriler bu farkların çoğu zaman sanıldığı kadar büyük olmadığını gösteriyor.
 
Üst